25 Temmuz 2016 Pazartesi

Benim Kolonum Spastik!


Olayın ne zamana dayandığı, mazisinin ne kadar eskiye gittiğini bilemiyorum. Kendimi bildim bileli ben böyleyim arkadaş. Yıllar, yıllar evvelsi ilkokul zamanlarım... Kış vakti. Okuldayım. Sınıfta çıt çıkmıyor. Ya hepimiz bir şeyler okuyoruz ya da yazı alıştırması yapıyoruz bilemiyorum ama sıraların üzerinden masa örtüleri var ve defterlerimiz açık. İşte o anda midemden garip sesler gelmeye başladı. Karnım gurulduyor gibi ama daha çok midemin içerisinde bir şeyler yer değiştiriyor gibi sesler geliyor. Herkes bana bakıyor. Evet, herkesin dışarıdan duyabileceği kadar yüksekti o sesler. Nasıl utanmıştım ve ilk kez de o zaman anladım ki bu işte bir terslik var. 

İşte hem kendimin hem de yakınlarımın bu seslere alışması 25 yılımı falan aldı. Düşünsenize yaşınız 20 - 21 falan yeni sevgilinizle date kafalarındasınız, beraber 2 bira içiyorsunuz ve hooop sizin mide - göğüs altınızdan başlayacak şekilde - "6 aylık" hamile gibi şişiyor. Hadi bunu gizlemek mümkün karnını içeri çek, bol t-shirt giy falan ama o da ne? Adam size sarılmak için hamle yapıyor, mood kovalıyor. İşte sarılma pozisyona geçerken tam o anda ufaktan midenizden geğirme ile kurbağa vraklaması karışık sesler geliyor. Şaka gibi! Git en yakın camdan at kendini, kurtul. Daha ötesi var mı?

Evet var. İş görüşmeleri! Zaten gerginsin, Dik durmaya çalışıyorsun yüzünde bir gülümseme, midende vraklamalar...  Miss! Tadınan yenmez!

Tam da bu duruma alıştım derken 3 yıl önce yeni bir sendrom keşfettim kendimde. Stres altında feci şekilde bağırsaklarımın gaz yapması! O zamanlar bir sevgilim var ama aramız bir garip, Siz yeni nesil nasıl diyor "complicated" yani durumlar. Ve onunla Olimpos'a falan gittik acaba ilişki kurtulur mu, bizden bir cacık olur mu diye ama nafile fayda etmedi. Neyse, işte o stres ve gereksiz yere kendimi baskılamam sonucunda fark ettim ki ben ne zaman bu adamla yalnız kalsam çok feci gazım oluyor. Ama günün herhangi  başka zamanı veya ortamda asla böyle bir sorunum olmuyor. Yaa, evrim ağacı işte çok acımasız! Sonra bu adamla ayrıldık ben de bir rahat bir nefes aldım yani.

Bunun için çok doktora gittim, çok ilaç kullandım. Ara ara da kafama göre Lansor, Probiyotik Tabletler ile kendimi "tedavi" ettim falan. En son 2 sene önce "kronik yorgunluk" şikayeti ile Güven Hastanesi Uzm. Dr. Bekir Yazan'a gittiğimde kendisi bana şikayetlerimin Spastik Kolon Sendromu (irritable Bowel Syndrome) denilen "şeyden" kaynaklandığını söyledi. Niye mi kendisine gittim? Çünkü internete "Kronik Yorgunluk" yazıyorsunuz karşınıza Bekir Hoca çıkıyor! Adam uzman, işi biliyor yani gençler. Niye mi "şey" dedim? Çünkü bu hastalığı kimse s**ine takmıyor. Doktora benim şikayetim IBS de sana aynen fuck off basar! Neyse, Bekir Hoca bana Duspatalin Retard denilen yeni bir oyuncak verdi: Nedir? Ne iş yarar? Kaç taneye kadar içilir? Hepsini 1. elden tecrübe ederek oldukça faydasını gördüm.

Belki başkalarına çok basit gözüken bir hastalık olsa da zor bir durum yani bununla yaşamak. Ne yersem yiyeyim fark etmez hemen midem şişer, bir kutu kolayı imkanı yok bitiremem. Ayy bir de şişkinliğin var soda iç geçer diyen insanlar yok mu? Neyse bulaşmayacağım o tarafa... 

Tüm bunları ben niye mi yazdım? Çünkü bugün 4 kişi aynı şeyleri yedik içtik ama bir tek ben öğleden beri 4 kez tuvalate koştum. 

Çünkü benim kolonum spastik!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder