1 Haziran 2016 Çarşamba

Bazı Küçük Yalanlar Hakkında

Öğle Tatilinde Manzarayla Karşılaştık
Hayatı genelde çok pis ti'ye alırım. Kendi çapımda çok güler, ince düşünür, detaylardan keyif alırım falan. Ne bileyim mesela her yeni gün içerisinde kendi katmanlarımda daha derine iner, içimde var olan duygu ve idealarımdan kolajlar yaratırım (dım) ki  son zamanlarda sanki yeteneğimi kaybettim. Bildiğin agresif, gergin, çatacak yer arayan, biri oldum. İnsan zaten sevmezdim, hümanist tarafımı da katlettim. Gerçekten bazı insanlar bazı anlarda keşke ölse diyorum. 

Ama neden mi? 

Çünkü çevremdeki insanlar yalan söylüyorlar. Bana, yüzüme bakıp yalan söylüyorlar. Sonra ben de diyalog boyunca gözlerimi dikip onların gözünün içine bakıyorum ki rahatsız olsunlar. Yok, nerdeeeeee? Hayır yani attention seeker olmak için bu kadar ucuz bir yol seçmelerini kendime hakaret sayıyorum. 

Yalan söylemek, bir ortamda çaktırmadan osurmak gibi, sınıfta kopya çekip hocanın seni görmediğini sanmak gibi bir şey. Fark edilmemesi imkansız! Bir de ikili teyit etme mekanizması biye bir şey var kardeşim. Senin bana söylediğini çok başka yerlerden - hatta bizzat senin kendinden- alakasız bir zamanda teyit ettirebilme şansım hep cepte. Ama bu tarz işlere enerji harcamak yerine ne mi yapıyorum? Açıyorum  2 bira, içiyorum, fikirlerimin kirini akıtıyorum usulca, mis..... 

Neyse kendime bir hatırlatma:


Yok bir de ben arka planda hafif bir tını da isterim derseniz o zaman OMVANA !

Namaste

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder